TALSAYAK

Edebiyat ve Eğitim Seçkisi

HALK EDEBİYATI VE ÖZELLİKLERİ (HALK ŞİİRİ GELENEĞİ)

Posted by talsayak 13 Aralık 2006

Halk Edebiyatı, sözlü edebiyatın uzantısıdır. Halkın yarattığı sözlü eserlerden oluşur. Dil., biçim, konular, duyarlıklar bakımından halk kültürüne sıkı sıkıya bağlıdır.

HALK EDEBİYATI?NIN TEMEL ÖZELLİKLERİ

1. Bu edebiyat, halk diline bağlıdır.
2. Dil ve anlatımda süslü söyleyişe yöneliş yoktur. Genellikle yalın anlatım kullanılır.
3. Halkın içinden doğan eserler, konu, tema ve duyarlık bakımından halkın hayatına sıkı sı-kıya bağlıdır.
4. Şairler, genellikle okumamış kişilerdir.
5. Dörtlük birimi esastır.
6. Şairlerde , milli ölçü olan hece ölçüsü kullanılır.
7. Aşk, doğa, ayrılık, özlem, dil, tasavvuf konularının yanı sıra toplum hayatını ilgilendiren sorunlara da sık sık eğilen şairler, bunlarla ilgili eleştiriler getirirler.

BAŞLICA NAZIM BİÇİMLERİ

Halk şiirindeki nazım biçimlerini iki ana öbekte inceliyoruz.:

1.MANİ : Maniler, anonim, lirik şiirlerdir,?AABA? uyak düzeniyle, 7?li hece ölçüsünün 4-3 durağıyla söylenir. Ana tema sevgidir. Dört dizeden oluşan manilere ?düz mani? denir. Üç dizeden oluşan ve ?ABA? biçiminde uyaklanan maniler ?kesik mani?, beş dizeden oluşan ve ?ABACA? biçiminde uyaklanan maniler ?genişletilmiş mani?, uyakları cinaslı sözcüklerden seçilen maniler ise ? cinaslı mani? adını alır.
2.KOŞMA : Koşma tipi nazım biçimlerinin kalıplaşmış bir yapısı vardır. Hepsi, dörtlüklerle ve değişmez bir uyak düzeniyle (ABAB/CCCB/DDDB, AAAB/CCCB/DDDB ya da ?B-B/CCCB/DDDB) söylenir. Bunlar, kullanılan ölçü kalıbı, uzunluk-kısalık, konular bakımından farklılıklar taşır.
Koşma tipi nazım biçimlerinin başlıcaları şunlardır:

KOŞMA Kısa, lirik şiirlerdir.
Dörtlüklerle, AABA(-A-A)/CCCA/DDDA uyak düzeniyle, hece ölçüsü-nün 6-5 ya da 4-4-3 duraklı 11?li kalıbıyla söylenir.
Aşk ve doğa konularının yanı sıra,ayrılık, özlem, yalnızlık,gurbet, sıla, ölüm gibi temaları işler. Genellikle saz eşliğinde, ezgiyle söylenen koşmalar, ezginin niteliğine göre ?Acemi koşması, Ankara koşması, topal koşma, kesik kerem? gibi türlere ayrılır.

3.DESTAN:Biri, sözlü gelenekte evrenin ve insanın oluşumunu, toplumu derinden etkileyen olayları olağanüstülükler katarak anlatan uzun manzum öyküler; öteki Halk Edebiyatı?nda bir nazım biçimi olmak üzere iki ayrı destan vardır. Birinci tür olan destanla ilgili bilgileri ?İslam?dan Önceki Türk Edebiyat?ı? başlığı altında verildi. Nazım biçimi olan destan ise, ölçü, duraklar, uyak düzeni bakımından koşmaya benzer; ancak destanlar, konularıyla koşmadan ayrılır. Bunlarda, genellikle bir yöre halkı üzerinde derin etki yaratan olaylar ve bunların uyandırdığı ortak duygular dile getirilir. Bir kısım destanlar ise mizahidir. Bunlarda 11?li hecenin yanı sıra, 7?li ve 8?li hecede kullanılmak-tadır. Destanı koşmadan ayıran bir başka özellik ise, bunların uzun olmasıdır.

4.SEMAİ:Uyaklanışı koşmaya benzer. 8?li hece ölçüsünün 4-4 durağıyla ve özel bir ezgi eşliğinde söylenir. Konuları, koşmada olduğu gibi aşk, doğadır.

VARSAĞI: Uyak düzeni ve ölçüsü semai gibidir; ancak ezgisinin niteliği ve konusu ondan farklıdır. Var-sağıda yiğitçe bir söyleyiş vardır. Bu nedenle de ?Bre!Hey!Behey!? gibi ünlemlerle başlar.

TÜRKÜ: Hece ölçüsünün türlü kalıplarıyla söylenen ezgili, anonim şiirlerdir. Bazen de kime ait olduğu bilinen şiirler, türkü formlarıyla söylenir. Türkülerde genellikle iki bölüm bulunur. Birincisi, şiirin iskeletini oluşturan ?asıl bölüm? ; ikincisi ?kavuştak?tır. Kavuştaklar, asıl bölümlerin arasına gelerek onları birbirine bağlar.

İLAHİ VE NEFES: Din ve tasavvuf konularının işlendiği şiirlere ?ilahi? denir. Koşma gibi uyaklanan ilahilerde 4-4 duraklı 8?li ölçü kullanılır. Bunlar herhangi bir tarikatın görüşlerini yansıtmaz; konuyu genel olarak ele alır.İlahilerin Bektaşi tekkelerinde söylenenlerine ?nefes?, Alevi anlayışına bağlı olanlarına ise ?deme? adı verilir. İlahi, nefes ve demeler, bestelenerek söylenir.

BAŞLICA NAZIM TÜRLERİ

Halk şiirleri, konularına göre türlere ayrılır. Bu nazım türleri şöyle sıralanabilir:

GÜZELLEME: Sevgi üstüne söylenen şiirlerdir. Bazen de bunlarda doğa güzellikleri karşısında duyulan hayranlık duygusu dile getirilir.

KOÇAKLAMA: Konusu yiğitlik,kahramanlık, kavga ve savaş olan şiirlerdir.

TAŞLAMA: Bir kişiyi ya da toplumdaki bir aksaklığı yermek amacıyla söylenen şiirlere bu ad verilir.

AĞIT: Sözlü Türk Edebiyatı?ndaki saguların Halk Edebiyatı?nda aldığı biçimdir. Ölen kişilerin ardından söylenir, ölümden doğan acıyı dile getirir. Genellikle kadınlar tarafından yakılan ağıtlar, anonim özellik taşır. Bununla birlikte, az da olsa, şairi bilinen ağıtlara rastlanmaktadır.
MUAMMA: Kapalı bir biçimde anlatılan bir olayın ya da bilginin okuyucu tarafından anlaşılmasını, bunlarla ilgili soruların cevaplandırılmasını isteyen bir tür manzum bilmecedir.

NOT: Kimi kaynaklarda ?Destan, ilahi, nefes ve deme?, hem birer nazım biçimi, hem de tür olarak değerlendirilmektedir.

HALK ŞAİRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

Halk şairleri, halk şiirinin yerleşmiş kurallarına bağlı kalmakla birlikte, türlü kültürel nedenlerle dil, anlatım, ölçü kullanımı bakımından farklı yönelişler içine girebilmektedirler. Ayrıca yaşadıkları çevre de onların sanat anlayışlarını farklılaştıran bir etmen olarak karşımızı çıkmaktadır. Halk şairlerini, işte bu gibi noktaları dikkate alarak şöyle ayırıyoruz:
1. GÖÇEBE(GEZGİN) ŞAİRLER
Bir yere bağlı kalmadan gezerler. Genellikle eğitim görmedikleri için, Divan Edebiyatı?ndan etkilenmezler. Dilleri sadedir. Hece ölçüsüne bağlıdırlar. Geleneksel şiir anlayışını sürdürürler.
2. YENİÇERİ ŞAİRLER
Osmanlılar zamanında askerlik, hayat boyu süren bir meslekti. Orduda görev arasında şairler yetişmiştir. Bunlar, katıldıkları savaşlarla ilgili yiğitlik şiirleriyle dikkati çekerler. Dil, anlatım, ölçü bakımından, göçebe şairler gibi geleneksel şiir anlayışına bağlıdırlar.
3. KÖYLÜ ŞAİRLER
Hayatları köylerde, kasabalarda geçer. Büyük kentlerle ilgileri olmadığı için, kent kültüründen, Divan Edebiyatı?ndan etkilenmeden, halk şiiri geleneklerine bağlı kalmışlardır.
4.KENTLİ ŞAİRLER
Genellikle Divan Edebiyatı?nın etkisinde kalırlar. Hem Halk, hem de Divan Edebiyatı tarzında şiirler söylerler. Dillerinde Arapça ve Farsça sözcüklerin oranı yüksektir. Hece ölçüsüyle birlikte aruza da yer verirler.
5. TASAVVUF (TEKKE ) ŞAİRLERİ
Tekkelerde yetiştikleri, din ve tasavvuf konusunda eğitim gördükleri için, dilleri, göçebe, yeni-çeri ve köylü şairlere göre bazen daha ağırdır. Zaman zaman Divan Edebiyatı?nın dil, anlatım, biçim, ölçü özelliklerini taşıyan şiirler söylerler. Örneğin Yunus Emre bile, aruz ölçüsü ve mesnevi düzeniyle Risaletü?n Nushiyye adlı bir eser vermiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: